Reklam
  • Reklam
Benim Yunan Adalarım (3/3)
Hamza Şahin

Hamza Şahin

Benim Yunan Adalarım (3/3)

26 Mayıs 2017 - 17:02

Mikonos,

Şimdilik Türkiye’de de önem şöhret yapan bu adanın normal kış nüfusu 11 bini geçmez, nisan ayı itibariyle turist ve çalışanların adaya gelmesiyle nüfus dokuz, on katına çıkıyor. Cruise gemileri, tekneler, özel yat ve feribot ilen ziyaretçi sayılarını da saymayalım.   Adanın uzun bir geçmişi var tabi Delos Krallığıyla çok bağlantı.  Zaten 1950lerde Delos krallığını incelemeye gelen, arkeologlar, öğrenciler meraklı turistler Mikonosun denizini keşfetmişler ve 1960larda jet sosyete ve eğlenmek isteyenlerin akımına uğramıştır.  Adanın etrafın dört beş  tane beach clublar, kumlarlar mevcut. Bu plajlara gitmek için otobüs ve araba kiralayarak gidebilirsiniz. Hepsini de kendine has güzelliği var. Taksi mi ? Yazın Adada taksi bulmak biraz sor, topu topu 31 taksi vardır. Bir keresinde 45 dakika güneş sıcaklığında taksi beklemiştim, bence siz hemen araba kiralamaya yönelin…Lüks otellerinle ve normal otelleriyle ada her kesime hitap eder. Haliyle biraz pahalı

En meşhur plajları Paradise ve Super paradise hem denizi güzel hem de ilginç parti şovlar ı var. Bunun yanında en keyifli şekli Mykonos merkezindeki evlerde gece yürüyüşleri, hayat zaten gece başlıyor. Gündüz hayat yok gibi. Evet Mykonosun gece hayatı çok renkli, ama siz keyifsizdeniz bir teyzenin dediği gibi bizi buraya getirdiniz ama hiç eğlenmedik demeyin. Kafanıza göre takılın mutlaka kendinize göre bir ritim bulursunuz.

Mikonos’a 15 yıl önce sadece Cruise gemileri ile Türkiye’den gidilirdi. Cruise şirketleri artık Adada gecelemeli kalıyor. Gece hayatını da görün diye.  Kuşadası Çeşme aktarmalı Feribotlar ile de gidebilirsiniz. Yazın Istanbul’dan bazı şirketler uçak seferi düzenliyor… Gitmek isterseniz artık araç çok.

DELOS,

Ne demiştik Mykonos’u meşhur eden ada.  Son derece küçük olan bu Adaya Mykonostan günü birlik gelinip gidiliyor. Kimse yaşamıyor sadece ören yeri görevlileri var.  Gayet sıcak ve gölgelik bir yer yok gibi. Gölgenizi kendiniz getirin Meksika şapkası.    Adanın tarihi militan önce 2000lere kadar uzamaktadır. İlk yerleşenlerden biri İyonlular Delos’u dini tapınakla getirmiştir.  Yanılmıyorsam Anıtkabirdeki Aslanlı yol buradaki Aslanlardan esinlenerek yapılmıştır. M.Ö 315 yılında bağımsızlığını İlan eden Delos, önemli bir Liman ve ticaret merkezi olmuştur. Evet çok derin bir mitolojik hikayesi de var ama ben bilmem Eva Hanım bilir J

NAXOS

Bu muhteşem Ada, Türkiye’de pek bilinmez, ben de bilmiyordum, 2006 yılında kiraladığımız Katamaran fazla dalga  yememek için sığındığımız ada. Biz gemi  ile Mikonos’a gitmeyi planlıyorduk, sabah kendimizi Naxos’ta bulduk. Tabi müşteriler isyan etti, Mykonos da Mykonos diye tutturdular. Tamam Mykonos hoş rüzgar bittikten sonra gidelim. Yolcular Naxos’u gördükten sonra adada daha fazla kalmak istedi.  Atina limanlarından feribot ve gemilerden en çok ziyaretçi gelen Adadır.  Büyük bir ada olduğundan öğrenciler, yazlıkçılar, turistler herkes bu adaya geliyor. Diğer adalar gibi hayat  gece canlanıyor, sahil boyunca dizilmiş her zevke uygun cafe ve tavernalar tıklım tıklım. Gemi kalkması gerekiyor yolcular kayıp kimse gelmek istemiyor…

Burada Kazancakis’in bir dönem yaşadığı evi ziyaret etmiştim. Limana çok yakın bir de akşamları Antik Tapınakta güneşin batışı muhteşem.  Biz Anadolu’da güneşi pek batıramıyorduk, her yer tepelik ve dağlık olduğu için Güneş bir tepenin arakasına genelde saklanır. Sonra gölge gelir her tarafı karanlık içinde bırakır.  Ama İstanbul gibi koskoca mega kentlerde Güneş’e ne olduğunu bile bilmiyoruz. Denizlerde harbi Güneş batıyor suyun içine gömülüyor. 

SYROS,

Mimarisiyle evleriyle, okuma yazma oranıyla en aristokrat ada. Limandan Aziz Nicholas katedralıne doğru yol aldığınızda geçeceğiniz caddelerin ve sokakların evlerinden gözlerinizi alamazsınız. Her birisi ayrı ayrı mimari özeliklere sahip. Nasıl yapmışlar bunları, çünkü ada halkı çok zenginmiş….En meşhür politikacı, sanatçılar, aktörler  buralıymış. Bunlardan bazıları

Emmanouil Bekakis

Olga Broumas

Stelious Mainas..    

Adanın güzel meydanı çevresinde sıralanmış kahveler, restoranlar tavernalar sizi bekliyor. Tabi akşam saatlerinde canlanıyor.

Siros’a Türkiye’den Cruise gemileri ile gelebilirsiniz. Feribot ağlarıyla da pekâlâ gelebilir hatta

kalabilirsiniz.

PAROS,

2006 kiraladığımız o tekne ve ilginç kaptanı olmasaydı bu güzel adayı da  ziyaret etmeyecektik.. En belirgin özelliği son derece doğal ve çok az turistin geldiği bir ada olması. Bizans’tan kalkma 100 kapılı kilisesi görülmeye değer şahane bir eser, bunun yanında kendine özgü mimarisi ve muhteşem koyları ve kumsalları ziyaretçilerini beklemektedir. Ada içlerindeki köylerde adaya özgü yemekleri ve içecekleri tadabilirsiniz. Hatta köylülere yardım edebilir onlar ile dost olursunuz sonra onlar en güzel koyları size söylerler. Kafa dinlemek için bire bir ada.

SANTORİNİ- SANTA İRİNA –THIRA (FİRA)

Yunanlılar Fira der İtalyanlar Santorini der, zaten Santorini İtalyancaya daha çok benzer. Volkanik ada ve volkanik küfler ile bezenmiş ada. M.Ö 1450lerde patlayan volkanın etkisiyle adanın büyük bir bölümü çökmüş ve volkanın etkisiyle Tsunami oluşmuş karşısındaki Girit’teki Minos uygarlığın sonunu getirmiş.  Adanın orasının çökmesi ilginç bir şekil almaktadır. Şekli sayesinde en popüler ilk üç destinasyon haline gelmiş.  Gemi ile ilk gittiğimde 2005 yılında, gemi adaya biraz yaklaşmıştı. Adanın uçurumları üzerine  sanki kar yağmış gibiydi, gemi yaklaştığında beyaz evlerin otellerin kat ve kat kümelendiğini görmüştüm.  Dedik ya her ada kendine has özelliği var. Santonin ’de yetişen  meyve, sebzeler; domates, üzüm  laf küflerinden kaynaklanan kendine özel aroması vardır.  Teleferik ile Adanın merkezi Fira’ya çıkabilirsiniz oradan İa köyüne gidebilir. Rehberli tur alırsanız size çok güzel kayıp Atlantis’i anlatırlar.  Zaten Adanın çoğu suya gömülmüş heyecan verici.  Bir de adanın her tarafında kilise var. Her evde nerdeyse şapel var, nedeni sürekli deprem olması mıdır? Belki bu şekilde daha fazla ibadet edilerek deprem azalabilir.

Adanın arka tarafındaki siyah ve kırmızı taşlardan oluşan kumsallara gidebilirsiniz… Kamari  (siyah çakıl kumsal)ve Perissa (kırmızı çakıllı kumsal) görülmeye değer.  Akşam saatlerinde Fira merkezinde bir cafede müzik eşliğinde güneşi batmasının keyfini kaçırmayınız….en güzel aktivite.  Eğer gecelemeye kalırsanız, Fira’daki barlar sokağında Yunan taverna müziğinden jaz clublarına kadar her türlü müzik salonları mevcut…

590lık merdivenden cesaretiniz var ise eşekler ile inebilirsiniz bu deneyimi asla unutamazsınız. Yalnız bindiğiniz eşek akıllık yapıp yoldan geçen sevgilisini koklar ise siz daha mutlu olabiliriniz.

AMARGOS,

Ah Amargos ah, 12 ada ve Kiklades adaların arasında bulunmadadır. Buraya da 2016 yılında meşhur katamarımız Pegasus ile gelmiştik ve unutamadığım tekrar tekrar gitmek istediğim bir yer ama daha sonra gitmek kısmet olmadı.  126 km2 adada iki bine yakın kişi yaşar ve geçimini adada yetişen ürünler ve turizm ile  karşılıyorlar. Adada unutamadığım nokta ise Adanın arka tarafında uçurumda kurulu Panagia Hozoviotissa  Manastırı. Evet manastırı ziyaret etmişliğim var ama manastırımdan aşağı baktığınızda muhteşem berrak denizin Turkuaz rengini unutamıyorum. 250 m yükseklikte insan denize dalmak isteğini kamçılıyor. Ve sonra Hora köyü, zaten bir çok ada köylerine Hora denir. Bunların ortak özelliği, bu horaların denizden gözükmemesi, istilacılar ve korsanların gözünden kaçmak için Horaları mümkün olduğu kadar adaların en kuytu yerlerine yapmışlar.  En ilginç ve canlı Horalardan biri  Amargos adasında mevcut.

MİDİLİ, Lesvos

Yunanistan’ın en büyük 3. Adası midili Türkiye Ana karasının Ayvalık’ın hemen karşısındadır.  Adanın bir çok güzel köyü varmış, ama ben köylerine gidemedim üç dört defa en büyük şehri olan lesvos cruise gemisiyle uğramışlığım var.  Ünlü eşcinsel kadın şair Sappho buralıymış ve 1800lerde lezbiyen kelimesi Lesvo’tan geldiği iddia edilir.   Başka bir özelliği ise Osmanlı eserlerin çokluğu ve hala ayakta olmasıdır. Hatta limanda 300m yürüdüğünüzde kırsal alanda çok geniş alana yayılmış, Osmanlı hamam han ve kale kalıntılarını görebilirsiniz.  Çok büyük bir Ada olması sebebiyle ancak araba ile tüm köy ve şehirlerini gezebilirsiniz. Liman kısmına yayılmış şehrin en çok ilgimi çeken devasa cafeleri ve kendi ev yapımı uzoları. Uzo tankları nerdeyse her cafede var gibi. Diğer Yunan adaları gibi sadece geçim kaynağı turizm olmadığı için adada bir çok ürün  yetişmekte. Uzo, şarap ve zeytinyağı üretiminde gayet başarılılar.  Cafelerinde  frape içmek benim için  bir keyif…alışveriş için bir sürü seçenek  mevcut. Sadece kendiniz keşfetmeniz için yürümeniz gerekiyor, belki bilmediğimiz görmediğimiz adanın yeni özeliklerini keşfedebilirsiniz. Son bilgi, Barbaros hayrettin paşa bu adada doğmuş.

SAKIZ ADASI /CHIOS

Ada ismini sakız ağaçlarından /Chios almaktadır. Çeşme’nin hemen karşısında oluşturan Sakız bitki örtüsü Karaburun Yarımadasıyla benzerlik göstermektedir.  Ada orta büyüklükte bir ada ve 50 binden fazla insan yaşamaktadır. Adada bir çok küçük köylerden oluşmaktadır bazıları ortaçağda kalma mimarisini korumaktadır.  Nea Moni manastır ise Dünya miras listesinde UNESCO’nun koruma altına girmiştir.  Adanın yönetim şehri Chioos veya Hora’dır.   Nedense bu Yunanlıların cafe ve restoranların içi geniş ve çok büyük oluyor, inanın ruhunu açıyor. Hangi adanın hangi cafesine giderseniz gidin isteseniz de istemeseniz de önce size içme suyu getirirler sonra siparişinizi alırlar. Kendinizi değerli hissetmenize neden oluyor.  Sakız adasında damla ve mastikadan yapılmış bir çok ürün bulabilirsiniz, Kurabiye, şarap, şekerleme, uzo, şarap….. 

GİRİT

Ada demek için şahit ister,  ada yerlileri anakaraya hiç ihtiyaçları olmadan yaşayıp gidebilir. Ada olduklarını ancak senede bir defa yoğun hava muhalefetinden adaya gazete gelmediğinden adada yaşadıklarını hatırlarlar. Girit doğadan batıya doğru uzanmış Yunanistan’ın en büyük ve Akdeniz’in en büyük beşinci adasıdır. Girit’in 8303km2 alanı var ve en büyük Ida dağ yüksekliği 2456m  kışın kar yağar ve ilk bahara kadar zirvesinde kar eksik olmaz.  Güney kısmı çorak ve çöl gibidir sıradağları güneyden gelen çöl sıcaklığını kuzey tarafına geçmesine set olmuştur ve yaşam kuzey kısmındadır. Kuzey kısmı son derece yeşildir, adada yüzbinlerce zeytin ağacı var. Ada geçiminde  turizm ile birlikte tarım da çok önemli rol oynar. Meşhur Creta zeytin yağlarını dünyaya pazarlıyor. İlber  hocanın dediğine göre Osmalı sarayına zeytinyağı ve bal Girit’ten gelirmiş. Ben de yıllardır Girit zeytinyağını alırım. Diyeceksiniz Türkye’de güzel zeytin yağı yok mu ki Yunanistan’dan alıyorsun?. Haklısınız Türkiye’de çok da  güzel taş baskılı asitti az zeytin yağları var. Ama bunlar çok az ve genelde dostları ve özel müşterileri için üretim  yaparlar. Benim böyle bir arkadaşım maalesef yok. Türkiye’de üretilen markalarda kalitesini bozuyor, hatta kaliteli zeytinyağlarını Yunanistan ve İtalya’ya veriyorlarmış onlar da dünyaya kendi markaları adı altında satıyorlarmış.  Bence tarım ile uğraşan yetkililer buna el atmalı. Atmasa ben zeytinyağlarımı Girit’ten almaya devam edeceğim..

Girit Hanya 2016

Adada altı yüz binden fazla insan yaşar, nüfus çeşitli şehirlere ve kasabalar dağılmış. Adanın yönetim şehri Hereklion / Kandiye. Gemi ve feribotlar ile geliniyor tabi adada havaalanı da var. Hereklion’un şehir meydanı çok keyiflidir.  Venedik kalesinden ana yolu takip ederseniz yürüyerek 15 vey 20 dakikada aslanlı meydanında olursunuz burada. Bir sürü cafe, bar, taverna alışveriş için dükkân bulabilirsiniz. Girit batı turistler için Minos uygularlığı ve Knososs sarayı z sayesinde her  sene yüzbinlerce  turiste ev sahipliği eder. . Eğer şansınız yaver giderse ise sonra da Türkçeyi Müthiş öğrenmiş yerel rehber Yorgo’ya denk gelirseniz size çok keyifli ada hikayelerini anlatır. Ben anlatamam unuttum…

Birde adanın Akdeniz’de yaşayan  tüm balık çeşitlerini tanıtan akvaryumu ünlüdür, zamanınız varsa görmeye değer. Diğer büyük şehri Hanya’dır. “Hanya’yı ve Konya’yı görürsünüz”  deyimine vesile olan şehir, turistik bir yer ama bir kere görmeye değer.  İkinci kez veya 3 kez Herekliyon’a gitmeyi tercih ederim. Deyimin hikâyesini de gemi Rehberi Sevgili Şener Şen anlatın, ben yazmam bana kızar çünkü.

Girit’in müthiş, yemekleri cafeleri tavernalarını yazmaya gerek var mı? Hele iç köylerinde geleneksel yaşamları, festivallere ev sahibi yapan bu köylere zamanınızı denk getirip ziyaret etmenize değer ve unutamadığınız anlar yaşarsınız. Hele koylar geniş kumsallardan bir sürü var. Bana denk gelmedi denk gelen arkadaşlar anlata anlata bitiremiyor. Bu sefer onların yalancısıyım.

 KORFU

Yazımızın başını niye Ege Adaları değil de Yunan Adalarını diye başlık attık, sebebi Korfu ve vb gibi adalar. Çünkü Korfu adası, Ege Denizinde değil İon denizinde, Nerde bu Deniz?  Adriyatik’e girmeden Akdeniz ile e Adriyatik arasındaki bölge.  Korfu gezdiğim gördüğüm tüm yunan Ege Adalarından tamamen farklı, bir kere son derece yeşildir ve Arnavutluk bitki örtüsünün bir parçası gibi.  Adanın yüz ölçümü 614 km2 yüz binden fazla yerel nüfusu vardır. Ne demiştik ada yer türlüsünden tipik Yunan Adalarından Farklıdır, mimarisi (Venedik ) İtalyan andırır. Hele yönetim merkezi Kerkyra’yı dolaşırsanız İtalya Venedik mimarisinin ağırlıkta olduğunu görürsünüz. Zaten limanın girişinde Koca bir Venedik Kalesi sizi karşılar. Tur almak isterseniz La Bella Vista  ‘ya  gideni alınız, manzarası muhteşem.

Bir keresinde kale duvarlarına gitmek için yola çıktık sokak aralarında Karadeniz müziğine benzer Tulum sesi duyduk duyduk. Durup baktık ezgiler aynen Karadeniz, hatta oyun ve dansları da aynı. Sonra baktık Pontus kültür araştırma merkezi… aman dedik yolumuza devam edelim. İlgimizi çekti ama başımız belaya girmesin diye içeri girmedik.  Yunanistan’ın ve Avrupa’nın jet sosyetesi bu adada ya yazlıkları vardır ada köşkleri. Yerel rehber çok saydı ama o zaman not tutmadım sene 2010..meraklısanız netten bulursunuz J

Nasıl gidilir. Uçak ile ve bazan cruise gemileri iel. Feribot ağ bağlantısı biraz meşakkatli…

ATİNA’DAN ÜÇ ADA

Hydra,

Bir zamanlar korsanların saklandığı Hydra taş evleri, dar sokakları ve ünlü eşekleriyle meşhur. Sofia Loren’in 1957 yılında “yunus üzerindeki çocuk” bu adada çekilmiş. 2015 yılında ise verdiği bir röportajda hayatımda gördüğüm en güzel ada asla unutamayacağım demiş…

Poros

More yarım adasından ayrı kalmış küçük bir Ada, dar sokakları  ilgin yapılarıyla görülmeye değer bir adacık

Aegena

Üç adanın en büyüğü, Afaia tapınağıyla  ve Agious Nectarious Kilisesiyle ünlü, Tapınak kalıntısı canlı. Rehberler adayla ilgili ilgin hikâyeler anlatır, ama çam fıstığı daha çok ilgimi çekti. Gayet başarılı. Adada birçok aktivite mevcut ama günübirlik değil konaklamalı gelmeniz gerekmektedir.

Saydığım kadarıyla, hatırladığım kadarıyla 27 Yunan adasını gezmişim. Darısı sizin başınıza…

Gezen, tozan, yazan

Hamza ŞAHİN 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar