Reklam
  • Reklam
Sharm El Sheik’de Ocak Ayında Deniz Altında Bir Tatil
Reklam

Sharm El Sheik'de Ocak Ayında Deniz Altında Bir Tatil

Mısır-Sharm El Sheik yazımızda biraz malûmatfüruşluk yapacağım

28 Ocak 2014 - 10:00
Reklam

Mısır-Sharm El Sheik yazımızda biraz malûmatfüruşluk yapacağım. Bir başka ifadeyle ukalâlık (akl kökünden türetilmiş akıllılar demek), bilgiçlik yapıp "Kültür Dağarcığımdaki" bilgileri naçizane sizlerle paylaşacağım.

2 saatlik 40 dakikalık Türk Hava Yolları ile yaptığım rahat bir yolculuktan sonra Sharm El Sheik Havaalanı’na indik. Bizim gibi 45 yaşının üzerinde olanların önceden vize almasına gerek yok. Pasaport kontrolünden önce 15 dolarlık vize pulu satın alarak ülkeye adımınızı atmış oluyorsunuz. Gümrükçü olduğunu sandığım görevli önce yüzüme baktı sonra bavuluma bir göz attı. Üstün körü aradı. Benden sonra gelen delikanlının bavulunu önce gözüyle, sonra eliyle tarttı. Ağır geldiğini anlayıp açtırdı. O didik didik bavulu ararken ben çoktan dışarı çıkmıştım. Terminalin dışındaki taksi şoförleri çıkan turistlerin bavullarına el atarak kendi arabalarına yönlendirmeye çalışıyordu. Sıkı bir pazarlık yaparak 120 Mısır Pound'a yani 17 dolara anlaştık. Sabaha karşı o eski Nuh Nebi'den kalma (Murat 125 mi desem yoksa Lada mı bilmedim) araçla 100 kilometrenin üzerinde seyir yaparak geldik otelime.

Şarm El-Şeyh ya da kısaca Şarm, Mısır'ın Sina Yarımadası güney ucunda, Kızıldeniz kıyısında bir tatil kenti ve turizm merkezi. Şarm el Şeyh, bir zamanlar sadece basit bir hayat için yetecek kadarını sunan, temiz, berrak bir deniz kıyısında, yer yer yeşil vahalarla bezenmiş uçsuz bucaksız çöllerin hitamındaki balık çeşitleriyle zengin, küçük bir Bedevi balıkçı köyüymüş. Buraya gelmeden önce Sharm'ın kelime anlamı hususunda muhtelif yorumlar okumuştum. Ancak Şarm; ne liman ne de sakal, anlamının kuvvetle ihtimal Fransızca "Charmant", İngilizce " Charming" yani hoş, çekici, güzellik sıfatından geldiğini tahmin ediyorum... Şeyhin "Güzel Beldesi" veya "Şeyhin Güzel Kadını" gibi...

Malûm olduğu üzere 1960'lı yıllarda Mısır-İsrail savaşı nedeni ile Sina yarımadasının Mısır'a ait bölgelerinin tamamı İsrail tarafından işgal edilmişti. İsrail daha önce çöl olan bu bölgeyi yeşillendirmiş ve çölü modern bir vaha haline getirmiş. Yapıları, otelleri, marinaları, gece kulüpleri, casino'ları ile tam bir turistlik cennet olan Sharm, 1979 yılında ABD'nin yardımı ile imzalanan Camp David Antlaşması sonucunda Mısır'a iade edilmiştir. Şarm El-Şeyh aynı zamanda Mısır'ın Güney Sina ilinin idari merkezidir. Tamamen çölün içinde bir vaha olan burası küçük ama aradığınız her şeyi rahatlıkla bulabileceğiniz bir belde. Doğal deniz, kum, güneş, resifler (Balık ve diğer deniz canlılarının bir arada bulunduğu ve çeşitli canlıların birlikte yaşadığı habitat)… Mısır'ın bu kumar cennetinde "Her şey Dahil" otel pazarlamasıyla tıpkı bizim güney sahillerimizde olduğu gibi çoğunluğu Ruslar ve İtalyanların tercih ettiği konaklama merkezi. Sabah kahvaltıyı müteakip akşama kadar votka ve arkasından cila niyetine bira içenlerle karşılaşırsanız muhtemelen Slav Irkındandır.

Avrupa'nın doğusunda ve güneydoğusunda yaşayan Slavlar; Doğu Slavları, Batı Slavları ve Güney Slavları olmak üzere üç gruba ayrılırlar. Ruslar, Ukraynalılar ve Beyaz Ruslar Doğu Slavları grubuna girer. Polonyalılar (Lehler), Çekler ve Slovaklar Batı Slavları grubuna girer. Boşnaklar, Hırvatlar, Sırplar, Karadağlılar, Bulgarlar, Pomaklar, Slovenler, Makedonlar, Torbeşler Güney Slavları grubuna girer. Slavlar dini bakımdan Ortodokslar ve Katolikler olarak iki ana grupta toplanır. Ayrıca Müslüman (Boşnak, Torbeş, Pomak) ve Protestan Slavlar da vardır. Ortodoks Slavlar geleneksel olarak Kiril alfabesini, Katolik ve Müslüman (Kiril alfabesini kullanan Torbeşler ve Pomaklar hariç) Slavlar ise Latin alfabesini kullanırlar.

Kaldığım Otel: Nabq Bay de Radisson Blu. Sağ olsun ETS Tur Cruise Turları Müdürü kadim dostum Ahmet Yazıcı oteli tavsiye etti. Bu güzel otelin geceliği kahvaltı dahil 40 dolar. Malûm olduğu üzere Ets Tur'a bağlı Atlas Hava Yolları'nın organizasyonunda "Ucuzabilet.com"dan THY gidiş dönüş 145 Euro ödeyerek bilet tedarikini yine Ahmet Yazıcı deruhte etti.

Otele geldiğimde saat sabahın 6’sını gösteriyordu

Resepsiyondaki sempatik görevli Reda, kahvaltının yarım saat sonra verileceğini belirtmesine rağmen uyku gözlerimden akıyordu. Kahvaltıyı sonraya bırakıp denize 100 metre uzaklıkta olan 2. kattaki odama geçtim. Gözümü açtığımda saat öğlen 12’ydi. Kaldığım bloğun hemen yanında "Il Grotto" mağara yazan yapay bölüme girdim. Muhteşem bir sıcak suyu olan jakuzi vardı. 30-40 kulaç atacak boydaki jakuzi bayağı iyi geldi. Muhteşem deniz rengi ve çölün ihtişamı, her ne kadar yapay yeşillikler olsa da dünyanın sayılı dalış merkezlerinin bulunduğu bir yer burası.

Hareketli gece hayatı, safarileri, kafeleri ile ilk bakışta Bodrum ve Marmaris'i hatırlatıyor. Yılın dört mevsimi güneş gören Şarm el Şeyh’te; el değmemiş kumsallarda dinlenmek, çeşitli tekne turlarından birinde gezinmek, sizi hemen yanı başınızdaki çölün derinliklerine çeken eğlenceli etkinliklere katılmak burada çok ucuz. Scube denilen tüplü dalış ise 150 Mısır Pound'du.

Bu bölgede 300’den fazla dünya markası 5 yıldızlı otel bulunuyor. Türk yatırımcıların da ilgisini çektiği için Türklerin sahibi olduğu bir çok otel var. Nitekim kaldığım otelin 500 metre ilerisinde Türk iş adamı Fettah Tamince tarafında 2000 yılında Antalya'da yapılan otellerin devamı Rıxos Oteli’de bulunmaktadır.

Sharm'a geldiğimin 2. günü sahilde yürürken bir bey arkamdan seslendi:

"Hoş geldin Yusuf Usta!"

Bu isim benim "Olacak O Kadar TV" zamanında rol aldığım Aşçılar skeçlerindeki adımdı. Karşımdaki Baş Aşçı Şef Ender Ceylan duruyordu. Rixos'da çalıştığını söyleyerek beni çay içmeye, tesise davet etti.

Rixos Sharm El Sheikh; Akaba Körfezi girişi ve Tiran Ada’sı manzaralı olup, Sharm El Sheihk bölgesine yakın bir mesafede. Sağ tarafında yürüme mesafesinde Nabq Bay, 22 km uzağında Naama bay, 8 km uzağında Sharm El Sheikh Uluslararası Havalimanı bulunmaktadır. Ayrıca Uluslararası Kongre Merkezine 15 dakika mesafede.

Biraz sonra çay içtiğimiz yere Odalar Bölüm Müdürü ( Rooms Division Manager) Semih Elbaba ile Pazarlama Müdürü (Marketing Manager) Hüseyin Doğan geldi. Yemek saati geçtiği için sahildeki Sandwich Cafe'ye davet ettiler ama tabakta balık ikram ettiler. Sohbet sırasında iki ince ekmek dilimi arasına istenildiğinde yağ sürülüp, peynir, domates, jambon, salam, sucuk, sosis, tavuk, balık, v.b. şeyler de konularak hazırlanan Sandwich sözcüğünün menşeini anlattım onlara.

Efendim; kumar müptelası Sandwich isimli İngiliz Lord yemek yemek için bile oyun masasını terk etmiyor, gününün 24 saatini oyun masasında geçiriyordu. Bu arada aç kalmamak için hizmetçilere, etleri iki ekmek dilimi arasına koydurtarak getirtiyordu, bir eliyle bunları yerken, diğer eliyle oyun oynama sevdası devam ediyordu. Böylece ellerini yemekle meşgul etmiyor, ayrıca oyun kağıtları da yağlanmıyordu.

Burada doğal bir akvaryum kıvamında olan Kızıldeniz sizi unutulmaz bir maceraya davet ediyor. 147m uzunluğundaki otel iskelesinden atlayarak Kızıldeniz’de yüzme imkanı bulunmakta. Plaj boyunca uzanan mercan kayalıkları yerel kanunlar çerçevesinde korunmaktadır.

Rixos Oteli’nde 7 büyük ( 1 tanesi ısıtmalı) 4 küçük olmak üzere, toplamda 11 adet havuz bulunmaktadır. Ayrıca 10 adet kendi özel havuzu bulunan J.Suite odalar da mevcut.Spor aktiviteler içerisinde; dart, bilardo, plaj voleybolu, snorkeling, aerobic ve tenis yer almaktadır. Rixos eğlence ekibi gün boyu animasyon ve akşam şovları sunuyor. Gece yarısı eğlenceye devam etmek isteyen misafirler için ise gece kulübü ve plajda bulunan açık hava diskosu “Blue X Lounge” bulunuyor.

Ana Restoranlardan ZODIAC (dünya mutfaklarından tatlar)

NEFERTITI Restoran ise 12 yaşından büyükler için.

-à la carte İtalyan mutfağı: Callaina

İtalyan mutfağının lezzetlerini keşfedeceğiniz şık bir mekan

- à la carte Çin mutfağı: Feng Shui

Çin mutfağının lezzetlerini sunan,uzakdoğu esintileri ile döşenmiş bir restoran.

-Çok eski yılların lezzet yolculuğuna çıkabileceğiniz Papyrus

Mısır mutfağı ve geleneksel Mısır yemekleri için biçilmiş kaftan.

-à la carte Japon Mutfağı: Sakura

Uzakdoğu mutfakları içerisinde kendine has konumuyla lezzet yolculuğu yaptıran Suşi köşesi ile tanımamız gereken bir yer.

- à la carte Hint mutfağı: Taj Mahal

Baharatın yemekle buluşması ve size Hint diyarlarının tatlarını yaşatması bakımından önemli.

-Deniz ürünlerinin eşsiz lezzetini ise Hatmehit Restaurant'ı sunuyor,

Daha önceden rezervasyonumu yaptırdığım için Radisson Blu'da kaldım. Ancak akşamları Rixos'a takıldım. Özellikle Animasyondaki ilginç şovları seyretmek için. Her iki otelde de konsept "Her şey dahil "All Inclusive" olduğu için, otelde bir şey harcamıyorsunuz.

Sonuç olarak ben Rixos'u tercih ederim. Şöyle ki;

Rixos'da personelin büyük bir bölümü Türk...

Rixos'un animasyon platformu oldukça geniş, Rus Balerinler nefes kesici (!) danslar sergiliyor.

Kapalı bir deniz görünümündeki Kızıldeniz, Arap Yarımadası'yla Afrika kıtası arasındaki çöllerin ortasında bulunuyor. Sıcak ve kuru bir iklim bölgesinde olduğundan buharlaşmanın çok fazla olduğu Kızıldeniz'e, herhangi bir akarsu girişi de yok. Tüm bunlar deniz suyunun çok tuzlu ve yoğun olmasına neden oluyor.

Buharlaşmayla kaybedilen su, Hint Okyanusu ve Akdeniz'den giren sularla tekrar kazanılıyor ve su seviyesinde fazla bir değişiklik olmuyor. Tuzluluk, genel olarak binde 40.5 dolaylarında. Su sıcaklığı kışın 20 derecenin altına düşmüyor. Yazınsa 28 derece dolaylarında.

Balıklarla beraber yüzme imkanı olan Ras Muhammed Milli Parkı’nın başka bir ifadeyle dünyanın ikinci büyük sualtı parkının, sualtı cennetinin Kızıldeniz'de olduğunu yıllar önce duymuştum. Dünyadaki en iyi dalış yerleri arasında gösterilen Sharm el Sheik'de mercan resifleri, çeşitli balıklar, süngerler, denizyıldızları, kaplumbağalar da bulunuyor. Kızıldeniz'in jeolojik ve biyolojik yapısından kaynaklanan bu bölge sualtının güzelliğin yanı sıra ülkemize 2 saatlik uçuş mesafesinde olması ve bize çok yabancı gelmeyen kültürleri, çok sayıda Türk dalıcısının Kızıldeniz'e gitmelerinin diğer nedenleridir.

Bilindiği üzere dalış yapan bir insan; dalış hayatı süresince en az bir kez Kızıldeniz'e gidiyor. Bu bölgede her gün yüzlerce insan dalış yapıyor.

Sharm 'ı Sağlık Kulübüne üye olduğum CONRAD Otelinin Resepsiyonunda çalışan Alper Levi'den duydum. Gezi sonrası sohbet ederken şöyle dedim;

"Sevgili Alper Levi; gözlemlerin çok yerinde. Tüyoları güzel verdin. Ben de sana soyadınla ilgili bir tüyo vereyim…

LEVİ; ünlü bir jean markasının oluşumuna katkıda bulunan biridir. LEVİS Markası Amerikalı yelken bezi kumaşı imalatçısı Levi Strauss'dan kaynaklanmıştır. Soydaşın Levi; Amerika'ya altın madenlerinde çalışmaya gelir. Altın bulamayınca maden işçileri için kanvasdan sağlam pantolonlar dikmeye başlar. Herkes birbirine sorar: “Bu pantolonlar kimin eseri?”, “Levi's, (Levi'nin)” diyerek uluslararası bir marka oluşur."

Efendim Bizim Alper Levi Museviyken Müslüman olmuş bir Türk vatandaşımızdır.

İkinci gün Ras Muhammed Milli Park'ında Glassboat ( Altı cam olan tekne) ile bir gezinti yaptık.

Ras Muhammed Deniz Parkı; yarımadanın uç kısmı, aynı zamanda kuzeydeki tüm akıntıların kesiştiği bir noktada. Bu durum birçok besin maddesinin, dolayısıyla birçok balığın buraya gelmesinin nedeni. Bundan dolayı buradaki zengin biyo-çeşitlilik Ras Muhammed'in dünyanın en iyi dalış noktası olmasını sağlıyor.

Ras Muhammed'in dalıcılar için en popüler olan yerleriyse Köpekbalığı ve Yolanda resifleri. Yan yana olan bu resifleri aynı dalışta görmek mümkün. Ancak, burada tek günlük bir dalış yeterli değil. İki gün dalış yapılan bu bölgede genel olarak, diğer yerlerdeki benzer türler görülmekle birlikte tür sayıları ve renklilik burada biraz daha yoğun.

Sırası gelmişken fiyatları açıklayayım;

Bir plaj dalışı rehber dahil 30 Mısır Pound bir günlük: 60 MP,2 günlük :120 MP

Submarine ( Denizaltı) 225 MP Glassboat ;100 MP

Mercan resifleri, özellikle deniz yelpazeleri (bir tür mercan) ve kırmızı renkli yumuşak mercanlar yaklaşık 800 metrelik bir duvar boyunca uzanıyor. Ayrıca dalgıçların da girebileceği küçük mağaralar da var. Burada sürü oluşturan büyük balıkları görmek de mümkün. Özellikle akıntının fazla olduğu yerlerde büyük sürüler oluşturan ve dalıcılardan kaçmayan barakudalar ve yarasa balıkları, bunların yanında Napolyon balıkları, dev mürenler de göze çarpanlar.

Kızıldeniz'in çevresi tamamen çöl. Bu nedenle bu coğrafyaya geldiğinizde kuraklığın ve verimsizliğin sualtında da olacağı gibi bir izlenime kapılsanız da, suyun altına girdikten sonra karşılaşacağınız zenginlik sizi çok şaşırtır. Kızıldeniz'deki biyo-çeşitliliğin zengin olmasının birçok nedeni var. Bunlardan biri, belki de en büyük nedeni, jeolojik yapısı. Kızıldeniz, yerbilimcilere göre yeni oluşmaya başlayan bir okyanusun ilk hali gibi. Kızıldeniz'in ortasındaki bir yeraltı kırığı boyunca Arabistan levhasıyla Afrika kıtası birbirinden sürekli uzaklaşıyor. Bundan dolayı Kızıldeniz sürekli genişliyor. Aradaki boşluğu mantodan yükselen bazalt bileşimindeki magma dolduruyor. Yukarı çıkan sıcak lavlar, deniz tabanına yayılıyor ve çok hızlı biçimde soğuyarak katılaşıyor. Soğuma sırasında gazların dışarı çıkması, lavların boşluklu bir biçim almasına neden oluyor. Denizaltı yanardağlarından püsküren bu lavlarla birlikte mineralce zengin sıvılar da deniz tabanına taşınıyor. Bu eriyikler, deniz ekosisteminin beslenme zincirindeki ilk halkasını oluşturan tek hücreli canlılar için iyi bir beslenme kaynağı. Kızıldeniz'de etrafı çöl dağlarıyla çevrili olan ve bundan 10 yıl önce küçük bir balıkçı kasabası olan Şarm el Şeyh, özellikle son zamanlardaki turizm yatırımlarıyla Bodrum, Marmaris ve Kemer gibi turizm merkezi olma yolunda ilerliyor. 

Hiç müdahale edilmemesi gereken, oluşumları yıllarca süren ve bir palet darbesiyle bile kırılabilecek hassas deniz canlıları tarafından kaplanmış bu resiflerin üst kısımlarının yüzeyi, sert ve yumuşak mercanlar tarafından örtülmüş durumda. Girintili çıkıntılı jeolojik yapı ve mercanlar da çoğu omurgasız hayvanlar ve balıklar için uygun yaşam alanlarındaki Mercan resiflerinin oluşabilmesi için özel koşullar gerekiyor. Öncelikle su sıcaklığının 20 derecenin üstünde olması gerekiyormuş. Mercanların arasında bulunan Deniz yosunları, oksijen, karbondioksit ve protein üretiyor ve bunlardan yararlanan Mercanlar ise karşılığında Deniz yosunlarına güvenli bir yaşama ortamı sağlıyormuş.

Kızıldeniz, Avrupa ile Asya'yı deniz yoluyla birbirine bağlayan önemli bir ticaret yolu. En geniş yeri 350 km ve uzunluğu 2100 km olan bu iç deniz, kuzey kısmında iki kola ayrılır. Doğu’da Akabe Körfezi, Batı’da da Süveyş Körfezi. Sıcak ve kuru bir iklim bölgesinde olduğundan buharlaşmanın çok fazla olduğu Kızıldeniz'e, herhangi bir akarsu girişi de yok. Dolayısıyla deniz suyu da çok tuzlu. Su sıcaklığı kışın 20 derecenin altına düşmüyor. Yazınsa 28 derece dolaylarında. Kızıldeniz’de çöl olan çevreye rağmen suyun altındaki canlılık çok şaşırtıcı. Biyolojik zenginliğin fazla olması su sıcaklığından kaynaklanıyor. Yılın 12 ayı güneş olunca bitkilerde fotosentez için gerekli gün ışığı da canlılığı sağlıyor.

Bu bölgede yanardağlarından püsküren lavların kıyılarda boşluklu biçimde oluşması, canlılar için yaşama alanları sağlamış.İşte mercan ve resif böylece oluşmuş. Bu bölgede Anemon Balıkları var.

Malûm olduğu üzere "Dünyanın En Güzel Aşk Hikâyeleri" kitabım Anemon Yayınları’ndan çıkmıştı.

Dağ lalesi ve Denizşakayığı anlamına gelen Anemon'un balık cinsi Kızıl Deniz'de bulunuyor. Anemon Balıkları (meşhur kayıp balık nemo) anemonlarla simbiyoz (ortak) yaşayan bir tür. Genellikle bir erkek ve bir dişi zehirli Anemona diğer balıkları çekmek için yuva yapıyorlar. Kendilerine etki etmeyen zehir diğer balıkları öldürüyor. Bu balıkların başka bir ilginç özelliği de bireylerin yaşamlarının bir evresinde cinsiyet değiştirebilmeleri. Gruptaki lider erkek öldüğünde en kıdemli dişi erkeğe dönüşüp onun rolünü alabiliyor.

Yazının devamı gelecek hafta...

Av. Pekcan Türkeş

pekcan_turkes@yahoo.com

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Gizem Atac
    5 ay önce
    Ocak sonlarına dogru kozıl denize gidicem wet suit olmaksızın yüzülebilirmi denizde ?
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x