Reklam
  • Reklam
Nereye gitmeli, ne yemeli ve neler yapmalı?
Reklam

Nereye gitmeli, ne yemeli ve neler yapmalı?

Filipinler gezi notları seyahatin için tüm bilgi ve önerileri burada bulabilirsin.

28 Mart 2018 - 12:46 - Güncelleme: 28 Mart 2018 - 16:01
Reklam

Filipinler gezi notları seyahatin için tüm bilgi ve önerileri burada bulabilirsin.

Tam bir doğa seversen, ‘doğa görülebilen düşüncedir’ diye düşünüyorsan, denizi, suyu seviyorsan, Filipinler tam sana göre!

Yolda bir blog olarak Filipinler gezimizi tamamladık ve bize göre görmeniz gereken noktaları, yemeniz gereken yemekleri ve yapmanız gereken aktiviteleri sıraladık.

Bu yaklaşık 7107 adadan oluşan adacıklar ülkesinin tarihi milattan 50.000 sene öncesine dek uzansa da, bilinen tarihi Macellan ile 1521’de başlıyor. Tam anlamıyla özgürlüklerine, uzun mücadelelerden sonra 1987 yılında kavuşuyorlar ve o günden beri yaşadıkları doğa felaketlerine rağmen, doğaları muhteşemliğini koruyor. Dünyanın en büyük yeraltı ırmağı, yağmur ormanları, volkanik coğrafyası ve turkuaz suların renklendirdiği muhteşem doğalarıyla gurur duyuyorlar.

Filipinler’de yerel dokunun hala korunuyor olması ve ülkenin renkli kültürü her türden turisti çeken en büyük güzellikleri. Biz bu adacıklar ülkesini çok sevdik, eminiz sen de çok seveceksin!

Filipinler’e gitmeye karar verdiğin anda, en büyük (ve tek) derdin 7107 adanın hangisine gideceğine karar vermek. Bembeyaz ve muhteşem mercan kumsalları ile Boracay’a, meşhur çikolata tepelerini görmek için Bohol’a, balina köpekbalıklarıyla yüzmek için Cebu’ya ve sakinlik, huzur, romantizm arıyorsan Palawan adasına gidebilirsin. Biz gitmeden önce, kendimize Filipinler’den beklentilerimize göre bir rota çıkardık ve sırayla Palawan adası, Coron, Cebu ve Bohol’u gezdik.

Sakinlik ve Huzur için Palawan


Palawan adası; ülkenin görece az gelişmiş, lüksü olmayan, haliyle daha az turist çeken ve en doğal kalabilmiş bölgelerinden. Deniz, dalış, güneş, kumsal, kitap, sakinlik ve huzur burada.

Bizim bu adadaki ilk rotamız, dünyanın en uzun yeraltı nehrine ev sahipliği yapan Puerto Princesa oldu. Bu yeraltı nehri (Subterannean River National Park) aynı zamanda ‘’dünyanın yeni 7 doğa harikası’’ndan birisi. Bu yeraltı nehrini gezerken, mağaranın içine girdiğinizde her yer kapkaranlık oluyor, tur rehberiyle birlikte kanoda ilerlerken, tek eşlikçileriniz içerideki yarasalar! Her açıdan eşşiz bir deneyim demiştik…

Yemek Önerisi:

Meksika mutfağını seviyorsan, Puerto Princesa’da Taco Loco’ya gidebilirsin. Geç saate kadar açık bu meksikan restoranının tacoları Puerto’da çok meşhur.

Sakinlik ve Huzur kasabası El Nido


Puerto Princesa’dan sonraki durak, 7 saatlik bir minivan yolculuğuyla ulaşabileceğin El Nido. Burası turkuazın binlerce tonuna şaşıracağın, kum tanelerinin pürüzsüzlüğüne hayran kalacağın, karadan ulaşımı olmayan el değmemiş koylarla dolu bir kasaba. Kendini Robinson ile Cuma gibi hissetmeye hazır olabilirsin, biz de öyle hissettik.

El Nido aslında minicik bir kasaba. Bir tane ana caddesi, birkaç tane de ara caddesi var ve kasabada hayat bu bölgelerde geçiyor. El Nido’yu bu kadar güzel yapan ise EL Nido’dan kalkan ve Bacuit Körfezi’ndeki adalara yapılan tekne turları. Bu bölgedeki 20 eşsiz destinasyonu A, B, C ve D olmak üzere 4 tekne turuna ayırmışlar ve her turun tadı başka. Ayrıca istersen iki günlük tekne turlarına katılıp, bir gece ıssız bir adada konaklayabiliyorsun!

Adada yalnızca sen, çadırın, ertesi sabaha kadar yetecek erzağın ve seninle birlikte konaklayan diğer gezginler oluyor. Tekne sabah geri alıp tura devam ediyor! Bu ‘lost’ adasında bir gecelik konaklama, bizim Filipinler gezimizin en güzel tecrübelerinden birisiydi. Biz üç tekne turuna katıldık ve en sevdiğimiz yerler; Big Lagoon, Small Lagoon ve Secret Lagoon oldu. 4 tekne turundan ise en sevdiğimiz tur A turu oldu. Tekne turları tam gün sürüyor ve kişi başı ücreti 25 Usd civarı.

Yemek Önerisi:

El Nido’da gençlerin en sevdiği mekan ‘Republica Sunset Bar’. Burada eline biranı alıp, güneşin batışını seyredebilirsin. El Nido’nun gençleri hep burada.

Bir Başka Turkuaz Ada – Coron


El Nido’da denize ve güneşe doyamadıysan, dalış ve denizin altındaki hayat ilgini çekiyorsa, Coron bir sonraki durağın olabilir. En az El Nido kadar güzel!

Coron’a El Nido’dan feribotla 4 -6 saatte ya da çevre adalardan pırpırlı uçaklarla ulaşılabiliyor. Biz El Nido’dan Coron’a geçerken hızlı feribota bilet bulamadığımız için, yavaş feribotla (daha doğrusu iki yanı açık bir tekneyle) açık denizde 7 saat yolculuk yapmış olduk! Neyse ki içimiz rahat şunu söyleyebiliyoruz, sonuna kadar değdi.

Coron şehir içinde bir yerden diğerine gitmek için, üç tekerlekli ve motorlu ‘tricycle’ denilen araçlara biniliyor. Coron’a kadar gelmişken, kendini bu adadan birisi gibi hissetmek için en az bir kere tricycle ile yolculuk etmeyi dene, muhtemelen çok seveceksin.

Corun şehir merkezinin en güzel yeri, gün batımını da izleyebileceğin Mount Tapyas (Tapyas Tepesi). Zamanın kalırsa, şehir merkezine yarım saat uzaklıktaki tuzlu kaplıca Maquinit Hot Springs’e gidebilirsin. 35 derece havada sıcak sulara girmek ister misin tabii ki orası ayrı!

Kaynak: Momondo

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Horizon isimli kruvaziyer Marmaris’e demir attı
Horizon isimli kruvaziyer Marmaris’e demir attı
Rusya’da düzenlenen Türkiye festivaline büyük ilgi
Rusya’da düzenlenen Türkiye festivaline büyük ilgi