Denizci millet, denizci ülke sloganının altına saklanarak Türkiye halkının denizci olduğuna inanmaya gayret ediyoruz. Kendimizi bu yönde kandırmaya çalışıyoruz. Oysa ki dört tarafı denizle çevrili bir ülkenin deniz yatırımı konusunda Avrupa ülkeleriyle yarış içinde olması gerekiyor. Bu yarış bir yana çok gerisinde olduğumuz bir gerçek.
Türkiye bir turizm cenneti olmasına rağmen eksiklerimizi bir türlü gideremiyoruz. Nedir bu eksiklerimiz? Kruvaziyer liman sorunlarımız halen devam ediyor. İstanbul Avrupa kültür başkenti seçildi. 3. köprü, 3. havalimanı yapılıyor. Gemi şirketleri, kruvaziyer gemi destinasyonlarında Türkiye ve İstanbul'u programlarına koydu ama ne yazık ki bu gemilerin yanaşacağı iyi bir kruvaziyer limanı yapamıyoruz.
Dünyanın birçok limanlarına uğrayan binlerce kapasiteli büyük gemilerin uğrak limanları arasına İstanbul girdi fakat Salı pazarı şu anki hali ve kapasitesi ile bu gemileri ne derece karşılıyor bunu düşünmek lazım. Limana yanaşan gemilerin her defasında yaşadığı sıkıntı, binlerce insanın limana giriş çıkışları esnasında çektiği zorluklar, Avrupa kültür başkenti olmuş İstanbul'a yakışmıyor.
Kruvaziyer limanlarımızın yetersiz olması nedeniyle hedeflenen turist rakamına ulaşmamız şu an için imkansız gözüküyor. Mevcut kapasitenin 4-5 katı turist ağırlayabilecek duruma gelmek için liman yatırımları konusunda hükümet ve yerel yöneticilerle birlikte anlaşmalı, güçlü, kararlı bir irade oluşturularak İstanbul ve İzmir'e hatta Karadeniz'e modern bir liman yapılması konusunda çalışmalara bir an önce başlanmalıdır.
Kruvaziyerde yaşanan bu eksik kararlı bir şekilde çözüme kavuşturulursa turizm gelirlerimizde büyük bir artış olacaktır. Turizm Bakanlığımız 2015'te turizm sektörü içerisinde çok önemli bir yer tutan kruvaziyer pazarına daha fazla eğilmelidir. Bakanlığımız 2023'e yönelik hedefleri arasında, Türkiye turizm markasının oluşturulmasına yönelik projelere yer vermelidir.
Bu kapsamda, dünya turizm pastasında önemli yer tutan kruvaziyer turizmi ülkemizde daha fazla ön plana çıkarılacak ve bu alandaki turist sayısı arttırılarak Avrupa ile yarış edebilecek seviyeye gelinecektir. Gelişmiş ülkelerde kruvaziyer limanlarının önemli bir konuma sahip olduğunu biliyoruz. Ve turizm konusunda atılacak her adımın ülke ekonomisine katkısı da yadsınamaz bir gerçektir. Kruvaziyer turizminde bu; liman ziyaretleri, limana yakın yerlerde gerçekleşen alışveriş ve çeşitli aktiviteler sonucu, gelen yabancı misafirin limana yakın noktalarda esnafa ve ekonomiye katkı sunması şeklindedir.
Kruvaziyer gemilerin uğradığı limanlar ve bu limanlarda, kruvaziyer yolcularına sunulan turistik amaçlı hizmetler ve ev sahibi ülkelerin ağırlıkla yatırım yaptıkları alanlarının bu yönde gelişmiş olduğunu görüyoruz. Biliyoruz ki her yanaşan kruvaziyer gemisinden binlerce insan inip şehri dolaşacak ve alışverişini yapacaktır. Kruvaziyer turizm endüstrisinin kitlesel bir nitelik kazanması, kısa sürede insanların turistik destinasyonlara ulaştırılması ve belli süreler sonunda evlerine yeniden dönüşlerinin kolaylıkla sağlanması, turistik ürün zincirinde ulaştırma halkasının önemini arttırmıştır.
Bu hızlı ve kapsamlı bir şekilde büyüyen ihtiyaca karşılık verecek alt yapımız ne yazık ki mümkün gözükmüyor. Türkiye gibi bir ülkenin bir kruvaziyer gemisinin olmaması bu yarışın içinde olamadığımızın kanıtıdır. Havuzlu çıkarma gemisi, milli uçak gemi projeleri başarıyla yürütülüyorsa eğer cruise gemileri de rahatlıkla yapılıyor olmalıdır. Nitekim kara ve deniz yoluyla turizmdeki ulaşım faaliyetleri başlangıçta çok daha önemli oldu ve buna paralel havayollarımız da gelişti.
Fakat bu aşamada kara araçlarımıza olan yönelim azalmalı. Deniz yolu araçlarını daha çok kullanarak deniz turizmin gelişmesini bu şekilde teşvik edilmesi sağlanabilir. Böylelikle denizci millet, denizci ülke söyleminin hakkını da vermiş oluruz. Her ülkenin bir denizi varsa modern bir limana da sahip olmalıdır. İçimizdeki deniz tutkumuzu ve anlam düzeyimizi her daim canlı kılmalıyız. Denizle insanımızın gönül bağı kültürel anlamda geliştiği vakit, deniz kültürü bilincimiz de gelişmiş demektir.
İbrahim Kocamış İbrahim@thecruiselife.com.tr